Bilimin Kompartımanları Üzerine

Bilimsel Dergi Editörlüğü Üzerine Bir Mini Deneme

Bilimin treninde birçok kompartıman vardır. Dışarıdan bakıldığında bazıları daha gösterişli, bazıları ise daha mütevazı görünür. Oysa gerçekte bilimin en prestijli kompartımanı, çoğu zaman en sade görünenidir: araştırma ve bilimsel yazarlık kompartımanı. Bilimin gerçek yolcuları orada seyahat eder. Bana sorarsanız trenin gerçek birinci mevkii de orasıdır.

Editörlerin bulunduğu kompartıman ise çoğu zaman seçkinler bölümü gibi algılanır. Fakat işin iç yüzü hiç de öyle değildir. Editörler ve editör yardımcıları, uzun bir yolculukta yolcular uykuya dalmışken direksiyon başında pür dikkat ilerleyen kaptan ve mürettebat gibidir. Hatta çoğu zaman onların emeği daha da görünmezdir.

Binlerce sayfa makale okunur. Tek bir eksik veri, hatalı bir şekil, yanlış kurulmuş bir cümle için tekrar tekrar yazışmalar yapılır. Bir grafiğin düzeltilmesi, bir şeklin yeniden çizilmesi, bir paragrafın berraklaştırılması için sayısız mesaj gidip gelir. Bazen editör, yazının akışını düzeltmek için klavyenin başına geçer; metnin içinde görünmeden dolaşır ve sonunda yazarlara yalnızca “galley proof” aşamasında son bir göz atmaları tavsiye edilir.

Bütün bu emek çoğu zaman sessizlik içinde yapılır. Açık bir teşekkür nadiren gelir. Buna karşılık yayımlanmayan tek bir makale bile yıllarca sürecek sitemlerin başlangıcı olur.

Ve yıllar sonra geriye çoğu zaman CV’de tek bir satır kalır: “Dergi Editörü (2010–2020)” gibi tek bir satır!..

Bu durum bana Orhan Veli’nin Kitabe-i Seng-i Mezar şiirindeki dizelerini hatırlatır:

Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matarasında dudaklarının izi;
Öyle bir rüzgâr ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigâr.

Bilim dünyasında görünmeyen emeklerin kaderi biraz da böyledir.

Bu yüzden genç araştırmacılara küçük bir tavsiyem var:
Üretken olduğunuz yıllarda enerjinizi her şeyden önce araştırmaya ve bilimsel yazarlığa ayırın. Hakemlik görevlerinden kaçınmayın. Unutmayın, hakemlik bilimsel ekosistemin sessiz ama vazgeçilmez dişlilerinden biridir. Fakat editörlük görevlerine erken yaşta talip olma konusunda acele etmeyin. O görevler zamanı geldiğinde zaten sizi bulur.

Unutmayalım: Bilimin tekeri bir kez dönmeye başladığında kendi yolunu bulur. Önemli olan o hareketin içinde, dürüst ve üretken bir yolcu olarak yer alabilmektir.

Hasan Seçen

Kaynak gösterme:
Seçen, H. (2026, March 9). Bilimin kompartımanları üzerine. Hasan Seçen’in Akademik Sayfası. https://hasansecen.com/2026/03/09/bilimin-kompartimanlari-uzerine/

Leave a comment