Bir Editörün Zarafeti ve Aytmatov’un Bir Sözü

Görsel: ChatGBT

Bazen küçük bir cümle, insanın zihninde ve yüreğinde derin yankılar bırakır. Bir editör arkadaşımın anlattığı şu olay da öyle oldu.

Bir grup yazar, makalelerini yayınevine göndermiş. Yayınevi, onlardan önerilen dil düzeltmelerini yapmalarını takiben, metni ayrıca ana dili İngilizce olan bir editöre kontrol ettirmelerini de istemiş. Yazarlar talebi yerine getirmiş; metinlerini bir İngiliz editöre yollamışlar ve editörün cevabını da yayınevine sunmuşlar.

Dil editörü, makalede kayda değer bir hata olmadığını, yalnızca metin üzerinde küçük düzeltmeler önerdiğini, bu nedenle bir fatura göndermeyeceğini belirtmiş. Asıl unutulmaz olan ise şu cümlesi olmuş: “Eğer yazarlar, işlemler için bir ödeme yapmayı arzu ederlerse, bu meblağı bir İngiliz olarak Gazze halkına aktaracağım.”

İşte bu zarafet, bu incelik, bu insanlık… Arkadaşım bu satırları okurken gözleri dolmuş. Ben de dinlerken derinden sarsıldım. Çünkü bazen öyle anlar vardır ki; milliyet, dil, din ve ideoloji geriye çekilir; bir sis perdesi gibi dağılır. O anlarda insan, yalnızca “insan” olarak kalır. Ve işte o çıplak hakikat içinde insan olmanın onuru, adam olmanın asaleti parlar.

Bu küçük jest bana bir kez daha şunu düşündürdü: Hayat, bütün acılarına rağmen neden hâlâ yaşamaya değer? Çünkü dünyada hâlâ böylesi güzel insanlar var. Kimi zaman bir dil editörünün satır aralarında, kimi zaman hiç tanımadığımız birinin iyiliğinde karşımıza çıkarlar. Onlar var oldukça, karanlıkların arasından ışık sızmaya devam eder.

Belki de insanın en büyük tesellisi budur: Dünya hâlâ yaşanmaya değer, çünkü hâlâ insan kalabilen insanlar vardır. Fakat onların yükü çok ağırdır. Çünkü 20. yüzyılın büyük edebiyatçısı bilge insan Cengiz Aytmatov’un dediği gibi, “İnsan için en zor olan şey, her gün insan kalmaktır.”

Hasan Seçen

16 thoughts on “Bir Editörün Zarafeti ve Aytmatov’un Bir Sözü

  1. Merhaba Sn. Hocam,

    Yazınızda “Arkadaşım bu satırları okurken gözleri dolmuş. Ben de dinlerken derinden sarsıldım.” demişsiniz ya, ben de okurken aynı duyguları paylaştım.

    Yeryüzünde iyi ki yazınıza konu olanlar gibi güzel insanlar, büyük üstat Aytmatov’un da işaret ettiği gibi insan olarak kalabilmeyi başarabilen insanlar var.

    Ayrıca, iyi ki sizin gibi hem bu eşsiz özelliğe ulaşabilmiş hem de çevresindeki gençlere bu yolda ilham olabilmek adına durmadan çabalayan hocalarımız var.

    Kaleminize sağlık, selam ve saygılarımla.

    • Sevgili Mehmet bey;
      Böyle derin duygularla yaklaştığınız ve samimi geri bildiriminiz için asıl ben teşekkür ederim. İnsan olarak kalabilme çabamızda birbirimize ilham ve destek olmak çok güzel bir duygu. Selam ve saygılar benden.

  2. Ne zarif bir insanlık dersi Sayın Hocam. İnsan için en zor olan şey, her gün insan kalmaktır. Bu yazı da bunu çok güçlü bir şekilde hissettirdi. Bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz.

    • Selin Hanım;
      Bu zarif yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazının bu güçlü duyguyu size hissettirebilmesi benim kelimelerimden ziyade editörün zarif davranışından ve Aytmatov’un bilgeliğinden kaynaklanıyor. Nobel Barış Ödülü sahibi Albert Schweitzer’in dediği gibi Örnek olmak, dışımızdaki dünyayı değiştirmek için herhangi bir şey; veya önde gelen bir şey değil, yegane tek şeydir. İnsan kalma çabasının zorluğunu hep birlikte omuzlayacağız.

  3. Değerli hocam, kıymetli düşünceleriniz ve bakış açınız o kadar güzel ki kelimelerle ifade edilemez. Bu güzel düşünceleri paylaştığınız için teşekkür ederim.

    • Zeynep Hanım
      Bu değerli ve umut dolu geri bildiriminiz için asıl ben teşekkür ederim. İnsanlığın güzelliklerini birlikte hatırlatmaya devam edelim. Var olasınız.

  4. Yazı, küçük bir jestin bile insanlığı hatırlatacak kadar büyük bir anlam taşıyabileceğini çok zarif ve etkileyici bir şekilde anlatıyor.

    • Sinem Hanım,

      Çok zarif ve anlamlı yorumunuz için içtenlikle teşekkür ederim. Yazının, okuyucuya küçük jestlerin taşıdığı büyük anlamı etkili bir şekilde hissettirebilmesine çok sevindim.

      Zira insanları kalben kaynaştıran şeyler, çoğu zaman ortak fikirler, ideolojiler, projeler veya çıkarlar değil; güler yüzle verilen bir selam, küçücük bir iyilik, bir destek, hal hatır sorma gibi küçük sembollerdir. Bunlar, karşımızdakine kendisinin değerli olduğunu hissettiren çok önemli unsurlardır. Dil Editörünün yaptığı da buydu: Hacimli bir araştırma makalesini baştan sona inceleyerek sadece küçük yazım düzeltmeleri yaptığı için herhangi bir fatura göndermeyeceğini; fakat yazarlar bir işlem masrafı ödemek isterlerse onu da insani bir katkı olarak Gazze halkına göndereceğini söylemesi… İnsanı duygulandıran, “insan olmayı hissettiren” işte bu…

      Değerli vaktiniz ve içten geri bildiriminiz için tekrar teşekkür ederim.

  5. Kaleminize sağlık sayın hocam, düşünceleriniz ve yazıda yer verdiğiniz imgeler insanlığı ve kendi özümüzde insanlığımızı sorgulatan düşündüren cinsten. Hayatta her şey olabiliyoruz ama mühim olan hayatın içinde insan olabilmek diyor Şems-i Tebrizi. Tüm çalışmalarımızın yanında insan olabilmeyi hatırlatıp farklı bir boyutta göz önüne serdiğiniz için teşekkür ederim.

    Saygılarımla.

  6. Merhabalar Sayın Hocam,

    Yazınız insana hem umut hem de sorumluluk hissettiriyor. Bazen küçücük bir iyilik, insanlık adına ne kadar büyük bir değer taşıyor. Bu satırlar, ‘her gün insan kalabilmenin’ zorluğunu ama aynı zamanda güzelliğini çok güzel hatırlattı

    • Yusuf Bey,

      Güzel kelimeleriniz için çok teşekkür ederim.

      Sevdiğimiz, beğendiğimiz ve takdir ettiğimiz her şeyde, bizim iç dünyamızdan bir yansıma ve dışavurum vardır. Bu bağlamda, sevdiklerimiz ve beğendiklerimiz ya halihazırda “olduklarımız” ya da “olmak istediklerimiz”dir.

      Yazıda bahsettiğiniz bütün o güzellikler, sizin içinizde mevcut. Hepimiz, içimizdeki güzellikleri, çoğaltalım.

      Tekrar teşekkürler.

  7. Sn. Hocam,

    Yazıda dile getirilen editörün ince düşüncesi, yalnızca meslekî bir zarafet örneği değil; aynı zamanda günümüzde giderek kaybolan bir insanlık ışığını da yansıtıyor. Hele ki Gazze gibi acının hüküm sürdüğü bir coğrafyada, bir yabancının sessiz ama onurlu bir duruş sergilemesi, içimizde yeniden umut filizlendiriyor ve bize unuttuğumuz değerleri hatırlatıyor. Yazının sonunda yer verilen Aytmatov’un sözü ise, her gün yeniden hatırlamamız gereken bir öğüt niteliğinde. Böyle yazılar, unuttuklarımızı yeniden hatırlatıyor. Kaleminize sağlık, teşekkür ederim.

    • Sevgili Okuyucu,

      Yazı hakkındaki güzel sözleriniz ve yorumunuz için size çok teşekkür ederim.

      Esasında yeryüzünde iyiler ve iyilikler sandığımızdan çok daha fazla. Fakat kötüler çok gürültücü olduğu ve kötülük acı verdiği için, maalesef kötülük daha yaygın sanılıyor…

      Selam ve sevgi ile.

Leave a reply to Selin Doğan Cancel reply