7 Nisan Kimya Günü Çeşitli Etkinliklerle Kutlandı

Ülkemizde “Kimya Günü” olarak anılan  7 Nisan,  bu yıl da  çeşitli etkinliklerle kutlandı. Prof. Dr Hasan Seçen’in de konuşmacıları arasında yer aldığı, Kilis 7 Aralık Üniversitesi tarafından tertiplenen Kimya Bayramı etkinlikleri haberini aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz:

Üniversitemizde Kimya Bayramı Etkinlikleri

Üniversitede Kimya Bayramı Etkinlikleri

 

Türk Yurdu Dergisi 100. Yıl Armağanı özel sayısı

Türk Ocakları‘nın ilmî  yayın organı olan ve  ilk sayısı, 24 Teşrîn-i sânî 1327 ( 24 Kasım1911)’de yayınlanan Türk Yurdu dergisi, Mart 2012 sayısını “Türk Ocakları 100 Yıl Armağanı” olarak yayınladı. 90’a yakın ilmî makale ile 640 sayfa olarak yayınlanan Türk Yurdu dergisinin bu özel sayısında Prof. Dr. Hasan Seçen‘in  ” Türk Milliyetçiliği ve Bilim-1: Ziya Gökalp, Mümtaz Turhan ve Erol Güngör’de Bilim Anlayışı” konulu bir makalesi de yer almaktadır.

Daha fazla bilgi için aşağıdaki linki tıklayınız:

Türk Yurdu Dergisi 100. Yıl Armağanı Sayısı

” 

S.Ahmet Arvasi Ölüm Yıldönümünde Yurt Çapında Anılıyor

Türk fikir hayatının öncü isimlerinden S. Ahmet Arvasi, ölüm yıldönümünde çeşitli etkinliklerle anılıyor. Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümünden Prof.Dr. Hasan Seçen, Arvasi hakkında yaptığı açıklamada, Türk Milliyetçiliğini sosyal bilim metodolojisiyle inceleyen ve “Türk-İslam Ülküsü” kavramıyla yeniden temellendiren bir fikir adamı olan Ahmet Arvasi’nin çağdaş Türk düşüncesinin öncü isimlerinden biri olduğunu söyledi.

İhlas Haber Ajansı‘ndan Hüdavendigar Onur‘un konuyla ilgili ayrıntılı haberini aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz:

http://www.haberjet.com/NewsDetail.aspx?NewsID=810236

http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=519198

Bilim Eğitim Ve Etik Dersi Final ve Bütünleme Sınavı

Bilim Eğitim ve Etik” Dersi Final  ve Bütünleme sınavları  tarih ve saatleri  aşağıdadır:

FİNAL :                06.01. 2012, Cuma, Saat: 15.00-17.00

Sınav Salonları: Ziraat Fakültesi, Tarımsal Yapılar ve Sulama Binası  (KM1, KM6, KM8, KM9, Nevzat Şişman), Ziraat Fakültesi, Gıda Mühendisliği Bölümü ( Ahmet Kurt Amfisi). Hangi öğrencinin hangi salonda sınava gireceği, web sayfasında ve sınav günü salonların kapısında ilan edilecektir.

BÜTÜNLEME: 20.01.2012, Cuma, Saat: 15.00-17.00

Sınav Salonu: Ziraat Fakültesi, Gıda Mühendisliği Bölümü ( Ahmet Kurt Amfisi)

(Sınav  tekniği: TEST)

Orta Yolda Olmak

…Kendimiz olmak ile topluluğun bir üyesi olmanın ortası!.. Kendimiz olmak, kendi aklımızla düşünmek, kendi inisiyatifimizle karar vermek, yaptığımız işin sorumluluğuna da kendimiz sahip çıkmak demektir. Bu bir yürekliliktir ve bu yürekliliği gösteremeyenler, ya“biz” kavramına sığınma ucuzculuğuyla veya “sürüden ayrılanı kurt kapar” gibi bahaneler öne sürerek idare-i maslahat etmektedirler. Öbür tarafta ise  “Ben!..”  diye haykıran, toplumun binlerce yıllık tecrübe ve birikimiyle oluşturduğu değerleri ve toplumun ortak aklını hiçe sayan, “ben” diye konuşurken de esasında kendine ait hiçbir söz söylemeyen kibir ve gurur heykelleri vardır. “Ben” ve “Biz” kelimelerini yerinde kullanabildiğimiz, yeri geldiğinde “ben”, yeri geldiğinde “biz” olabildiğimiz zaman işin ortasını bulacağız.

Prof. Dr. Hasan Seçen, bu deneme yazısında “Orta Yol”da nasıl olunabileceğini tartışıyor. Yazıyı okumak için aşağıdaki linki tıklayınız.

http://hasansecen.blogcu.com/orta-yolda-olmak/5599368

Prof. Dr. Hasan Seçen, Nanoteknoloji Kulübünde Konuştu

Mühendislik Fakültesi öğrencilerinin kurduğu Nanoteknoloji Kulubü,  adıyla ses getirecek bir kulüp olacağını, ilk başarılı organizasyonuyla ortaya koydu . Kulübün konferanslar zinciri kapsamında ilk konuşmacı olarak Prof. Dr. Hasan Seçen  davet edildi. 3 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilen  konferansta, Prof. Seçen “Yaşamımızda Kimya” konulu bir konuşma yaptı. Konuşmasına, Pasteur’ün ” Bilim ve uygulamalı bilim diye iki ayrı bilim yoktur. Bir tek bilim ve onun uygulaması vardır” sözleriyle başlayan  ve kimyanın sağlıktan, inşaat, otomotiv, tarım, ulaşım, elektrik-elektronik ve savunma sanayiine kadar  hayatın her alanı ile ilişkilerini örneklerle dile getiren  Prof. Seçen’in konuşmasını öğretim üyesi ve öğrencilerden yaklaşık yüz kişilik bir grup takip etti.

Zor bulunan iyi fikir

….”Fikirlere adanmış internet siteleri ve bloglar olmasına rağmen bilgi açlığını doyurmak üzere tasarlanan Twitter, Facebook, My Space, Flickr ve benzerlerinde temelde bilgi alış verişi yapılıyor. Ancak buralardaki bilgi pek fikir üreten türden değil. Bu bilgi, bilgi sahibine kendisini iyi bilgilenmiş hissettirmek dışında büyük ölçüde yararsız. Ayrıca bu siteler, geçmişte fikirlerin olgunlaştığı basılı eserlerin yerini alıyor. Bunlar zihni dağıtan türden, düşünceye karşıt gelişmeler. Bir toplumun büyük düşünmeyi bırakmasının olası sonuçları son derece kapsamlı ve yıkıcıdır…”

Neal Gabler’in  New York Times gazetesinde  yayımlanan eleştiri  yazısını okumak için linki TIKLAYINIZ:

http://www.sabah.com.tr/NewYorkTimes/2011/08/22/zor-bulunan-iyi-fikir#

Türkiye’nin Bilim ve Teknolojide Dünyadaki Yeri

Türkiye’de açılan ilk bilim kurumuna “fenler yurdu” anlamına gelen “darülfünun”  ismi verildi. Darülfünun, 1849 ve 1870’deki kısa dönemli açılış-kapanışını takiben 1900’dan itibaren eğitim-öğretim faaliyetlerini -harp yılları da dahil- fasılasız sürdürdü ve 1933 reformuyla da  “üniversite”ye dönüştü. Darülfünun’u  50 yıllık bir serüvenle  faaliyete geçirebilen Türkiye, şimdi 104’ü devlet, 62’si vakıf üniversitesi olmak üzere 166 üniversiteye sahip bir ülkedir.

Son yıllardaki önemli atılımlara rağmen, Türkiye’nin bilim ve teknoloji göstergelerindeki yeri, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında, gerek milyon kişi başına düşen bilimsel makale yönünden olsun, gerek makalelerinin etki değeri yönünden olsun, gerek GSYİH’den AR-GE’ye ayrılan yüzdelik pay yönünden olsun, gerekse 1000 çalışan başına düşen araştırmacı sayısı yönünden olsun 1/3’lük bir değeri göstermektedir.  Prof. Dr. Hasan Seçen’in güncel  “OECD Main Science and Technology Indicators, 2010/1”, ve “UNESCO Science Report 2010”   gibi önemli dökümanlar ışığında hazırladığı  bu yazısı Türk Yurdu dergisinin Haziran 2011 sayısında yayınlandı. Yazıyı okumak için aşağıdaki dosyayı tıklayınız:

Türkiye’nin Bilim ve Teknolojide Dünyadaki Yeri

Bayburt’ta “Uluslararası Kimya Yılı” etkinlikleri yapıldı

Marie Sklodowska Curie’nin radyum ve polonyum elementlerini keşfinin 100.yıldönümü olması nedeniyle, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca  2011 yılı “Uluslararası Kimya Yılı” olarak kabul edilmiştir. Dünyanın gereksinimlerinin karşılanmasında kimyanın öneminin anlaşılması, gençlerin kimyaya olan ilgilerinin artırılması, kimyanın geleceği için yaratıcı fikirler üretilmesinin teşvik edilmesi ve kimya biliminde kadının rolü ve önemli tarihsel olayların kutlanması “2011 Uluslararası Kimya Yılı” nın temel amaçlarını oluşturmaktadır.

 “2011 Uluslararası Kimya Yılı”  etkinlikleri kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı,  81 ildeki kimya öğretmenlerinin katılımıyla 15 ilde 1 günlük seminerler düzenlemeyi programıştır. Düzenlenecek etkinliklerle popüler kimya konularının kimya öğretmenleri ile öğrencilere sunulması, kimya biliminin insan yaşamındaki rolünün anlaşılması, kamuoyunda kimyanın farkındalığının artırılması, kimya öğretmenlerinin deneyimlerinin paylaşılacağı bir ortamın oluşturulması, ortaöğretim öğrencilerine kimya biliminin tanıtılması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.

 30 Mayıs 2011, Pazartesi günü Bayburt’ta yapılan ve yakın illerden   gelen kimya öğretmenleri ile fen lisesi öğrencilerinin  katılımıyla gerçekleştirlen etkinliklerde,  “2011 Uluslararası Kimya Yılı”  ve kimya bilimi çeşitli yönleriyle tanıtıldı. Milli Eğitim Bakanlığı Talime ve Terbiye Kurulu üyesi Dr. Nihal Coşkun’un tanıtım konuşmasıyla başlayan toplantıda Doç. Dr. Mustafa Sözbilir, “Dünyada ve Türkiye’de Kimya Yılı”; Prof. Dr. Hasan Seçen, “Hayatımızda kimya : Kimyanın teknolojik uygulamaları”; Türkiye Kimya Derneği Başkanı Erkan Baykut “Madam Curie’nin çalışmaları” ve “Türkiye Kimya Derneğinin faaliyetleri”; Doç Dr. Murat Taş “Nükleer Enerji Gerekli midir?”; Yrd. Doç. Dr. Saim Topçu da  “Tehlikeli Kimyasallar ve depolanması” konulu birer konuşma yaptılar.

Prof. Dr. Hasan Seçen, Erciyes Üniversitesi’nde “Genç Araştırmacılar için Bilim ve Etik” konulu bir konferans verdi.

Prof. Dr. Hasan Seçen, 5-7 Mayıs 2011 tarihinde Erciyes Üniversitesi tarafından düzenlenen ve fen bilimleri alanında yüksek lisans-doktora eğitiminin sorunlarının ele alındığı “Fen Bilimleri Lisansüstü Eğitimi Sempozyumu“nda  “Genç Araştırmacılar için Bilim ve  Etik” konulu bir konuşma yaptı. Prof. Seçen’in davetli  konuşmacı olarak verdiği bu konferansın slayt sunumunu izlemek  için tıklayınız.

YÜKSEK SAYIDA MAKALELERİN SIRRI

Prof. Dr. Metin Balcı

Prof. Dr. Metin Balcı‘nın 8 Nisan 2011 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Bilim ve Teknoloji ekinde yayınlanan yazısı, Türkiye adresli makalelerin kalite sorununu ele alıyor.   Prof. Balcı, Türkiye adresli kalitesiz yayınların arttığını, doçentlik sınav sisteminin kolaylaştığını örneklerle anlatıyor ve gerek doçentlik başvurusu gerekse doçentlik jürilerine  seçilecek profesörler için  kriterlerin yeniden ele alınmasının zaruretini dile getiriyor. Yazıyı okumak için aşağıdaki linki tıklayınız.

Yüksek Sayıda Makalelerin Sırrı

İslam Dünyasında Bilim: Engeller Neler?

Avrupa, karanlık çağlarda bocalarken, -bugünkü birçok İslam ülkesinin durumunun tam tersine- orta çağ İslam devletleri, yüzyıllar boyunca bilimde öncü konumdaydı.

Orijinali Physics World dergisinin Nisan 2010 sayısında; Türkçe çevirisi ise 22 Mayıs 2010 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Bilim ve Teknoloji Ekinde yayımlanan  Prof. Dr. Jim Al-Khalili’nin bu yazısı, gelişmeyi neyin engellediğini soruyor ve İslam dünyasında yeni bir bilimsel rönanansın gerçekleşebilmesi için nelerin gerektiğini tartışıyor. Yazıyı okumak için aşağıdaki dosyayı açınız.

İslam Dünyasında Bilim

Bilimin Sosyal Hayattaki Rakipleri: Sosyal Yaşama Yansımalar

 

…Bilim, bir zihniyet, bir ortam, bir atmosfer işidir. Bu nedenle, bilimin gelişmesi için gerekli zihniyet, ortam ve atmosfer yoksa bilim gelişmez:

 

Bilim merak duygusuyla yapılan bir iştir; merak duygusu olmayan toplumlarda gelişmez!.

 

Bilim, sorgulayıcıdır, bir dizi tetkik ve deneyle sorularına cevap arar; soru sorulmayan, ezberciliğin hâkim olduğu ortamlarda gelişmez!

 

Bilim, özgür düşünceli insanların yapacağı bir iştir, dogmatik düşüncelerin hâkimiyetinde olan ortamlarda gelişmez.

 

Bilim, eleştiriye açık bir alandır; eleştirme cesareti olmayan ve/veya eleştiriye tahammül edilmeyen topluluklarda gelişmez!

 

Bilim, yenilikçidir; hazırlopçu, kopyacı ve taklitçi ortamlarda gelişmez.

 

Bilim, gayret, azim ve usanmaz bir mesai gerektirir; tembelliğin hüküm sürdüğü yerlerde gelişmez;

 

Bilim, ciddiyet ve titizliği gerektiren bir iştir; baştan savmacılığın, aymazlığın hâkim olduğu ortamlarda gelişmez!

 

Bilim, gerçeklere sadakati, doğruluğu ve dürüstlüğü gerektiren bir iştir; gerçekleri örten, doğruluk ve dürüstlüğün olmadığı yerlerde gelişmez!

 

Bilim, farklı görüş, anlayış, bilgi ve tecrübeye sahip bilim insanlarının etkileşimiyle gelişir; tarafgirliğin, partizanlığın, grupçuluğun, cemaatçiliğin hâkim olduğu ortamlarda gelişmez.

 

Prof. Dr. Hasan Seçen’in 02-03- Kasım 2009 tarihinde Gazi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Aramızdan Ayrılışının 40. Yılında Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sempozyumu“nda sunduğu bu bildirinin tam metni aşağıdaki dosyadadır:

Bilimin Sosyal Hayattaki Rakipleri

Bilim ve Politika

“...Eğer Einstein’a nazire olarak “yeni baştan hayata gelseydim politikacı olurdum” diyen bilim adamları varsa ben onlara saygı duyuyorum. Üniversite hocalığı etiketiyle yasalar çerçevesinde politika yapan insanlara da saygı duyuyorum: Politik makamlar, ülke menfaati için bir bilim adamının tecrübesinden yararlanmak istiyorsa, o bilim adamının bilimsel dürüstlükten sapmadan politik makamdaki insanlara yol gösterici olmasının gayet tabii karşılanması gerektiğini düşünüyorum. Bilim insanları adına üzüldüğüm bir şey varsa o da bazı bilim insanlarının ideolojik kimliklerinin bilim kimliklerinin önüne geçmesidir! Ediz Hun’un söylediklerinde onlar için dersler var!..

Prof. Dr. Hasan Seçen’in 21.09.2003 tarihli Türkiye gazetesinde yayımlanan “Bilim ve Politika” başlıklı yazısını okumak için  TIKLAYINIZ: